|

ÇADIRKAYA (PEKERİÇ) TARİHİ VE ÖNEMİ
Beldemiz bir yerleşim merkezi olarak ne zaman kurulduğu kesin olarak
tespit edilememiştir. Yöre; Huriler, Asurlar, Hititler, Medler, Persler,
Romalılar Urartular ve İslamiyet′in yayılma çağında bir süre de Araplar′ın
hakimiyetinde kalmıştır.Yörede kesin Türk hakimiyeti Malazgirt Zaferi′nden bir
yıl sonra başlamıştır.Bölgeyi Selçuklular′a tabi Saltuklular yönetmiştir.
Çeşitli Türk beyliklerinin hakimiyetinde kalan Çadırkaya, Cengizhan ve
Timur Ordularının da istilasına uğramıştır. 1473’de Otlukbeli Zaferi ile
başlayan Osmanlı hakimiyeti 26 Mart 1916 yılına kadar sürmüş, bu tarihte ilçe
Rus istilasına uğramıştır. 1915-1918 yılları arasında beldemiz ve köyleri Ermeni
katliamına sahne olmuş, 17 Şubat 1918‘de beldemiz işgalden kurtarılmıştır.
Çadırkaya Belediyesi 1952 yılında kurulmuştur. Belediyemize bağlı 3
mahhalle ( Camiikebir Mah., Gözeler Mah, Yeni Mahalle Mah,) bulunmaktadır.
Yöre halkı gelirini Çiftçilik, Hayvancılık, Turizm, Madencilik gibi
sektörlerden sağlamaktadır. Beldemizde bir lise ve bir İlköğretim okulu
bulunmakta ve yöre insanının kültürel bakımdan gelişmesine katkı sağlamaktadır.
EKONOMİ VE JEOPOLİTİK KONUMU
Beldemizde Çadırkaya Kalesi önemli bir turizm merkezi olup , yapılış
tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Çadırkaya Kalesinde su sarnıcı mezarlıklar
yeraltı şehri önemli bir tarihi yapıttır.
Beldemizde kadınların çalışma hayatına sokulması açısından Erkadın
Kooperatifi Tekstil Atölyesi açılmış olup kadınlar için önemli bir gelir kaynağı
sağlamaktadır. ÇADIRKAYA BELEDİYESİ 1958-1998 GİRİŞ VE KONUM : Çadırkaya
Kasabası ilk çağlarda ait yol güzergahları üzerinde birkaç mühim yolun keşiştiği
bir mevkide yer almaktadır. Yerin önemine her yüzyılda değer kazanan bir
yerleşme merkezi olduğu, eski kaynaklardan tesbit etmek mümkün olduğu gibi,
bugünde giderek gelişmekte olan bir kasaba merkezi olma özelliğini koruyor.
Çadırkaya Doğu Anadolu Bölgesinde, Yukarı Fırat Bölümünde Erzincan ili Tercan
ilçesine bağlıdır. Belde 147 km’lik düz ve alüvyen bir ovaya sahiptir.Kuzeyinde
Kılıçkaya ve Kop dağları, batısında Karasu Nehri ve Çayırlı ilçesi, güneyinde
Mercan Beldesi, doğusunda Kurumlu ve Gezik Dağları ile çevrilidir. Çadırkaya’nın
en eski ve orijinal ismi Bagaridi’dir. Kentin bu adının anlamı “Tanrılar
Tapınağı”,”İlahlar Karargahı” diye anılmaktadır. ( bağ:tanrı demektir.)
Kökenleri Medler’e uzanmaktadır.
Kasabamızda Belediye Teşkilatı 1952 yılında kurulmuştur. İMAR VE ALT YAPI
ÇALIŞMALARI : Çadırkaya’nın imar planı 1965 yılında yapılmıştır. Kasabanın
gelişmesi nedeniyle imar planı yetersiz kalmış, ihtiyaca cevap veremez hale
gelmiştir. 1995 yılında başlatılan halihazır haritalarının yapımı 1997 yılında
bitirilmiştir. Daha sonra imar planı İller Bankası Genel Müdürlüğüne yetki
verilerek, yeniden yapılandırılmış olup, kasabamızın imar uygulamaları geniş bir
uygulama alanına hitap edecek şekilde yeniden yapılandırılmıştır. İmar planı
hükümlerine göre kamulaştırılmaya yol ve tretuvar çalışmaları büyük bir hızla
devam etmektedir. Ayrıca yol genişletme çalışmalarından dolayı 7 parselde
kamulaştırma işlemi başlatılmıştır. Kasabamızda ulaşımı sağlayan yollar, ana
caddeler, asfalt kaplama yapılmış olup kenarlarında bulunan tretuvarların eksik
kısımları belediyemizce üretimi yapılan parke ve bordürlerle yapılandırılmıştır.
Kasabamızın alt yapısı kanalizasyon şebekelerinin bir kısmı yapılmış olup, kalan
kısmının fizibilite çalışmaları yapılarak ihale aşamasına getirilmiştir.
BEŞERİ EKONOMİK ÖZELLİKLER KURULUŞ VE TARİHÇE
Bogariç – Bayapıc – Bogaridi – Pekeriç – Çadırkaya İlk çağlara ait yol
güzergahları üzerinde birkaç önemli yolun keşiştiği bir mevkide yer alan
Çadırkaya yerini öneminden her yüz yılda değer kazanan bir yerleşme merkezidir.
Çadırkaya’da ve yakın çevresinde bugün için belli olarak tastik edebilecek
arkeolojik kazı ve araştırmalar yapılmamıştır. Bazı yakın çevrede tesadüf edilen
çanak-çömlek parçalarının niteliği milattan çok önceki devirlerde burada
yerleşim olduğu gösterir. Bilhassa belde merkezinin kuzeyinin bulunan Oklubaba
Tepesinin batı eteklerinde yer yer bulunan çanak-çömlek parçaları yerin
geçmişteki büyüklüğü tarihi geçmişinin uzunluğu hakkında bilgi vermektedir.
Yerin eskiliğine rağmen, Urartular öncesi adı konusunda herhengi bir ip uçu
yoktur. Yerin ilk ismi “Bogaridi” olarak tesbit edilmiştir. İskender
İmparatorluğunun parçalanıp Selevkoslar idaresinde zayıfladığı döneminde
itibaren bu yörelerde bağımlı olan yerler yönetimlerinin siyasi etkinliği
artmıştır. Büyük Antiokos’unun M.Ö 198’de Manisa’da Romalılara yenilişi ile
bütün Doğu Anadoludaki yerel yönetimlerin vesayeten kurtulup hürriyetlerini elde
etme yoluna gitmiştir. İşte İran ve Kapadokya arasında yaklaşık bir buçuk asır
bazen de yarı bağımsız olarak siyasi hayatlarını sürdüren Antaksiat’ların en
önemli merkezlerinde biri de Bogaridi’dir. Kentin bu adının anlamı “Tanrılar
tapınağı” dır. ( Bag : Tanrı demektir.) Menşeyleri Medlere kadar çıkar. Adları
başında bulunan Ari lehçesinde Tanrı manasına gelen bağ kelimesinde belirtildiği
gibi Bağratidler meşeinin Kafkas sınırına dayandığı Matalar devrinde Muğların
ruhani bir aileden geldikleri, nüfuslarınında bundan ileri geldiği
anlaşılmaktadır. Bu ailenin Persler zamanında geniş nüfusları olduğu gerçektir.
Bogaridi Yunanca “ Boğajaristan” şeklini almış IV. Asırda Roma hakimiyetine
girmiş ve 415 de Antolios tarafından yenilenmiş VI. y.y da İranlıların eline
geçip, VII. Y.y ortalarında ( M.S 653 ) Ermeni kumandanı Peker tarafından
istilaya uğramış VIII. y.y. ortalarında ise Arap askerlerinin başarısız bir
kuşatmasıyla karşılaşmıştır. Zamanla Arapların, Bizanslılarla yapmış olduğu
müzedelerin neticesinde Bağraditlerle işbirliği içerisine girdikleri
anlaşılmıştır. Bizansın memnun edemediği Bağraditit sülalesinin prenslerinden
olan Ashot’ a IX. Y.y ortalarına doğru ( prensler prensi ünvanı verilip
bölgedeki hakimiyeti korunmasına çalışılmıştır. Aynı asrın sonuna doğru Ashot’a
“kıral” ünvanda verilince yerel bir krallık ortaya çıkmıştır. Durum karşısında
kuşkuya düşen Bizans impratoru Basil bir bu yerel hükümdara kraliyet tacı
gönderip onunla dostluk kurmanın yolunu araştırmıştır. Gönderdiği mektupla “
sevgili oğlum “ tabirinide kullanması bu gücün isyanını önlemek ve Araplarla
olan işbirliğini yıkmak gayesi güdüyordu. Bu gelişmeden anlaşılmaktadır ki,
gerek Araplar gerekse Bizans; bu sülalenin hükmü altında bulunan güçlere ihtiyaç
duymaktadırlar. Bölge jeopolitik bir öneme sahiptir. Bizans ın bu yöreler
üzerindeki baskısı memnuniyetsizlikle karşılanmaktaydı. Gerek isyan
hareketlerinin gerekse Türk fetihlerini kolaylaştıran önemli sebeplerden biride
budur. X. y.y’da adı Bariç olarak anılan Bogaridi Doğu Anadoluda Bizans’a karşı
yapılan isyan hareketlerinde adından önemle bahsedilir. Bizans’a karşı ihtilale
girişen Bordas, Sekeleros (976,979) Harput dolaylarında faaliyet gösterip
çeşitli yerlerin yardımını görüyorken ; Tyransmiile anılan Tercan ve Taron’a
hükmeden Ç’ortvane ise Phokas’ın yanında yer almıştı. Yapılan bu isyan hareketi
bastırıldığı zaman bu kişi ortadan kaldırılamadı. Onun üzerine imparator,
zanpatrik ( iyones patrikios ) ‘u gönderir. Nihayet Çotvanelbovatiç ( Pekeriç )’te
esir düşmüştür
Pekeriç
Kalesi (Çadırkaya)

Çadırkaya beldesinde bulunmaktadır.
Yaklaşık 100 m yüksekliğinde doğal kayadan oluşmaktadır. Kayaya oyulmuş odalar,
merdivenler, sarnıçlar bulunmaktadır. Surlardan günümüze çok azı gelebilmiştir.
Kalıntılar buranın çok eski bir yerleşim alanı olduğunu göstermektedir.
Kaleye ait surlardan günümüze çok az kalıntı gelebilmiştir.
Ancak günümüze gelebilen kalıntılar kalenin tarihi konusunda aydınlatıcı bir
bilgi veremediğinden ötürü tarihleme yapılamamaktadır.
Oklu Baba
Çadırkaya beldesinde bir tepe üzerinde bulunan mezarlık, savaşta
ok ile şehit düşen bir ermişe ait olduğu söylenir.


Ana Sayfa
 |